Hayata Uyum Sağlamak ve Tüketim Kültürü

“En güçlü olan değil zeki olan hiç değil en çok uyum sağlayan tür hayatta kalır” diyor, meşhur bilim adamı Charles Darwin… Uyum üzerine söylenen bunun gibi pek çok özlü söz bulabiliriz aslında ama gerek yok. Uyum sağlamak aslında hayata karşı da oldukça önem arz ediyor. Yani çevreye, işe, ülkeye, maddi duruma değil yaşama uyum sağlamak önemli bence, bir bakıma o an bulunduğun konum her neyse onunla bir bütün olabilmek Hayata uyum sağlamayı ve bu kavramın tüketim kültürü ile arasındaki ilişkiyi inceleyelim.

Uyum sağlamak, aslında bir bakıma kendi iç barışını sağlamakla da ilgili. Hayır yazının devamında tütsü yakın meditasyon yapın demeyeceğim, sadece iç barışın önemine değinmek istiyorum.

Biliyorum 21.yy’ı günah keçisi olarak görüyor pek çok kişi belki ben de bunlardan biriyim, bu yüz yılın getirileri (daha doğrusu götürüleri mi demeliyiz) insanları hırslı yaşamaya ve mücadele etmeye zorluyor. Mücadele etmek, hırs kötü bir şey mi? Tabii ki hayır fakat 21. yy bunları gereksiz şeyler üzerine yoğunlaştırıyor.

TÜKETİM KÜLTÜRÜ

Evet yazının o bölümüne geldik, tüketim kültürünü eleştireceğim örneğin tablet bilgisayarlar veya iphone gerçekten ihtiyacımız var mı? Tamam akıllı telefona ihtiyaç duyduğumuzu düşünelim, gerçekten de akıllı telefonlar pek çok kolaylığı sunuyor, sırf üzerindeki logo yüzünden neden bir kaç kat fazla para veriyoruz iphone’a?

Aslında Iphone ihtiyacımız yok, satın aldığımız, veya satın almayı çok istediğimiz reklamlarda gördüğümüz zaman iç geçirdiğimiz pek çok şeye ihtiyacımız yok. Reklamlar, çevremiz, bir dayatmayla “ihtiyacımız var” hissi oluşturuyor, yani “sunni ihtiyaç” diyebiliriz.

Markaların reklamcıların amaçları o ürünü satın almanız, satın aldıktan sonra kullanmanız, veya işinize yaraması değil bundan dolayı pek çok ürünü alıp kullanmıyoruz veya aldıktan kısa bir süre sonra eften püften bir bahane ile bozuluyor. Bir oyuncağı satın alıp hevesi geçip bırakma şımarıklığı sadece çocuklar mı yapıyor zannediyorsunuz?

      TÜKETİM KÜLTÜRÜ VE HAYATA UYUM SAĞLAMAK

Konu biraz dağıldı farkındayım, hayata uyum sağlamaktan girdik tüketim kültüründen çıktık ama bir birleri ile ilintili konular, hatta bir birlerini tamamlıyorlar. Iphone almayı hedef belirlemek, iphone alamayınca mutsuz olmak, iphone’un bir üst sürümü çıktığında aynı döngünün tekrar etmesi…

İşte bu da yazının başında bahsettiğimiz “hayata uyum sağlamaya” engel bir durum. Hayır,  nokia 3310 kullanmanızı istemiyorum, sadece gereksiz hırsların, marka tutkusunun, sunni ihtiyaçların yaşama uyum sağlamaya engel olduğunu düşünüyorum.

Hayata uyum sağlamak  21.yy’ın sunduğu koşuşturmacanın içinde, kendine, ve çevrendekilere daha çok önem vererek, hayvanları severek sağlanabilir. 21.yy’da popülerliği aşikar olan internette naçizane bu yazı gibi sizlere artı sağlayabilecek(bu yazı artı sağlayabildi ise tabii) gibi onlarca yazı bulabilirsiniz. Hayata bir yapboz parçası gibi tam uyum sağlamanız dileklerimle.

Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş ve , , , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.